
DOĞANHİSARIN BİLİNMEYEN TARİHİ
3. Sayfa:
Bu savaşın DOĞANHİSAR için
önemi ise bazı kaynakların ifade ve çağrıştırması ile doğan kuşuna, ya
da Selçuklu ya saygıdan ad alması değil doğrudan ŞEHİT EMİR DOĞAN BEY in
kale içine defnedilmesindendir. O nedenle DOĞAN-KALESİ, DOĞAN-HİSARI
diye anılmış. Çevre TÜRKMEN ve YÖRÜKLER’ince de ölü saklanan yer(SAKLAN
HİSAR) ve sevilen Komutanın ölmesi ile sıklandıkları(üzüldükleri için) (SIKLANHİSAR)
da denmiştir. Şimdiki ismi daha kısa olarak telefuz etmekteyiz.
Bazılarının aklına şu gelebilir. Şuan şehrimizin ambleminde bulunanlar
ne ifade ediyor ya diye. Amblemi çizmek için yoğun bir emek harcayan
sevgili arkadaşım Av.Hüsnü YILDIRIMER çizim aşamasında iken bunları
hepten değerlendirmiştik. Hele onun Doğan kuşu kafasını yerleştirme için
ne zahmetlere girdiğini hatırladıkça… Bu arada o zamanki Sayın Başkan
rahmetli Görgülü’yü de yad etmek gerek. Doğanhisar da ve daha birçok
yerde Doğan Kartal-Aslan gibi ongunlar var ama çoğu Türklerden önce de
vardır Anadolu’da. Türkler de bulunan çok daha özel ongunlar var her
nedense bugün onlardan kaçınanlar var. Ok-Yay, uç kuşu, Sunkur denen
sadece Asyada bulunan bir çeşit doğan. Ne Büyük, nede Anadolu
Selçuklularının boy ongunları Kartal, Doğan değildir. Ama şu anki
Amblemimiz üstündekiler de Doğanhisar’ın bir gerçeğidir.
Selçuklu zayıflaması ile
ilçemiz Eşrefoğulları Beyliği eline geçmiş soy yakınlığı nedeniyle
Doğanhisar’a önem vermişler, koruyup geliştirmişler. O tarihte bizi hep
çantasında gören Akşehir halkının çok büyük bölümü gayrı müslimdir.
Eşrefoğulları Doğanhisar Kalesini Ilgın, Akşehir , Çay ve Bolvadin’i
vurmakta Üs olarak kullanmış ve oralara hakim olmuş. Moğol Valisi
Eşrefoğlu Bey’ini öldürdükten sonra toprakları Karaman ve Hamitoğulları
arasında pay edilmiş Doğanhisar da bir müddet Hamit oğulları elinde
kalmış Daha sonra Karamanlı dayatması ile Hamitoğlu Hüseyin Bey
Osmanlı’ya bölge ile birlikte satmış.1402 sonrası tekrar Timur
Karamanoğullarına vermiş. İşte bundan sonrası en zor dönemlerini
yaşamış. Belki 20 kez el değiştirmiş, değiştirmiş ama kale ve sarayını
da kaybetmiş.1.MURAT, YILDIRIM BEYAZIT ve FATİH dönemlerinde yıkıma
uğradığı gibi kale ve sarayın yıkık malzemeleri bile çevre ilçelere
taşınmış. Han, Hamam yapımında kullanılmış, kitabeleri ile Doğanhisar’ın
geçmiş tarihini kendilerinin iddiasındadırlar. 1467 de kesin olarak
Osmanlının olurken Fatih öncü kuvvetleri Karamaoğlunun Çiğil den
gelmekte olduğunu rapor ederler Fatih’e, o da bir mektupla Karamanoğluna
teslim olmasını salık verir. Bunu buraya alış sebebim o zaman dahi batı
doğu hattı Doğanhisar çevresinden olduğu içindir. Doğanhisar oluşturulan
Karaman Eyaletinin 11 vilayetinden biri olan Akşehir’in bir köyü haline
gelmiştir. Fatih oğlu Beyazıt döneminde(1500) lerde bağlılık devam
etmiş, Beyazıt devri yazımında 360 erkek nüfusa sahip olduğu ve
öşürününde Karamanoğlu İbrahim Bey’in Konya’daki İmarethanesine
vakfedildiği.(Bu yer şimdiki Konya öğretmen evi, Selçuk Otel, den
başlayıp İmam hatibe kadardır). 3. Murat devrinde ise kısa bir müddet
ılgın’a bağlı olduğu, DEDİĞİ SULTAN zaviyesinin ılgın emlakı içinde
gösterildiği, Konyalı’nın Akşehir de görüp okuduğu bir ilam mühüründen
anlaşılmış. Doğanhisar Abdülmecit devrinde kaza yapılmış ve Beyşehir’e
bağlanmış. Kaza Müdürü olarakta bir aşiret beyi ve Padişah Abdülmecit
ile Abdülaziz’in Hocası H.Ömer Efendinin yeğeni ABDULLAH TEFİK AĞA yı
görevlendirir. Bu dönem de merkez ve köylerde eğitim artmış. Yetişenler
dışarıda görevler edinmiş ancak Doğanhisar’a destekleri olmamıştır.
Abdülhamit döneminde ise Abdülaziz’ in tahtan indirilmesinde başrol
oynayan Sadrazam H.Avni Paşanın amcası olan Doğanhisar aşar ağası Osman
bey elinden alınmış. Halbuki bu zat çevrede türeyen derebeylere karşı
Doğanhisar’ı korumuş.
Kurtuluş Savaşı
içinde ve öncesinde isyanlara katılmamış. Yokluğuna karşı Kurtuluş
savaşında şehit ve maddi katkı sağlamıştır. Savaş sonrası Akşehir’e
bağlılığı devam etmiş, ancak köy kalmaktan kurtulamamış. Daima da öyle
kalması için baskı yapılmış, öyleki Akşehir bize değil ama diğer çevresi
ile ulaşımı sağlamak için bizim vergi ve insanımızı kullanmıştır.
İlçemiz dahilinde daha uygun yerler varken ve antik ulaşım noktalarını
dahi göz önüne almadan Rabbena hep bana demiştir. Bir anıyı anlatmaktan
geri duramayacağım. Yakın geçmişte Akşehir ileri gelenleri ile bir
önemli toplantıda beraberdik. Akşehir yetkilisi söz alıp efendim bizim
bölgede bir ceza evi yapımı söz konusu. Bu Doğanhisar’a yapılırsa
Sn.Ömer İzgi, Ilgın’a yapılırsa Sn.Faruk Bal yaptırdı olur. Oysa
Akşehir’e yapılırsa Parti yaptırdı olur demişti. Elbette bu bir siyasi
durumdur ancak Akşehir’in çevresine bakışı da budur. Hepsinden Allah
razı olsun ve Allah Rahmet eylesin. Geçmişteki bizim öne çıkanlarımızdan
Padişah Hocası H.Ömer Efendi yazdığı kitapları ve özel Kütüphanesini
Akşehir İmaret Camisinde kurduğu kütüphaneye vermiş. Hele Demokrat Parti
döneminde Bizim Rahmetliler (Baş ve Yaman) onlara ne destekler
sağlamışlar.
Daha önce isim
olarak belirttiğim yol durumunu biraz açalım: Bu kavşak noktaları, Koçaş,
Kızılışık, Alan düzü ile sınırımızdaki Belbaşı ve Deştiğin’dir.
Sayfa 4
>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>