
DOĞANHİSARIN BİLİNMEYEN TARİHİ
4. Sayfa:
KOÇAŞ:
Akşehir doğu kapısından ve kuzeyden(Gordion-Pessinus) tan gelen yollar
Koçaş’a gelip oradan Belbaşı (Karaağa-Ketenlik),Şarki Karaağaç, bir
kolda Belbaşı Kıreli’ye(o zaman Kışehri)diğer bir kol ULU YOL-ULUDERE-ALANDÜZÜ
den bir kol Belbaşına, bir kol MANTARLIK-KEMER-AYASLAR-ÇİĞİL-DERBENT-KONYA
(bu yol mantarlıkta köklü yol denilen taş döşeme imiş Tekkeli Ömer Ayhan
kay.)Diğer kol ise Koçaş-Abdolu Köprüsü-Örenarası-Deve Yolu-Ilgın(tuz
deve yolu)
KIZILIŞIK:
Doğanhisar-Gavurharmanı-Kızılışık-Deveyoluna,Kızılışık Sağına Yendiğin-Deliköy-Geçit-Kempos-Yalburt-Sızma-Konya.Kızılışık
solunu belirtmiştik Örenarası devamı. Bir kol da Kemer-Deştiğin-Hüyük’te
Kral yoluna ulaşmakta.
ALANDÜZÜ ve
DEŞTİĞİN Direk hat olarak
belirtilecektir. Konaklama yerleri Türkler öncesinde Manastırlar(Kilise
küç.)Kemer’de, Ayaslar’da, Çiğil’de, Derbent ve Yunus’larda. Akşehir
hattı zaten belli.Deştiğin de kurulu zaviye. Daha sonra Osmanlı Selçuklu
varlığı kullanmış. Anadolu da 16 ve17.yy.karışık ve huzursuzluklarında
yeni yol güzergahları oluşturmuş. Derbentçi diye askeri birlikler
kurarak karakol görevi yaptırmış. Bir müddet kurulan yerler işlemez olup
dağılmış, oralara zoraki köyler ve iskanlar yapılıp tımarlar verilmiş.
Bunlara örnek Kadınhanı, Ilgın ve en yakınımızda Argıthanı. Argıthanı
hanYapı malzemeleri ve yazılı firizler incelenmeli Doğanhisar hk. bilgi
verecektir.
Yukarıda yazılanlarla
anlatmaya çalıştığımız Doğanhisar ile ilgili bir çok şeyi ortaya
koyabilmek için, çevre il, ilçe ve köylerinin tarihsel durumlarını da
araştımak gerekmekte.Dedik ya Osmanlı elinde tutmak için Kalemizi
yıkmakla kalmamış yıkıntı malzemelerni dahi bu günün araçlarının
taşıyamıyacağı uzaklıklara taşıtmış.Ayrıca Karaman oğulları nüfuz ve
egemenlik alanlarını parçalayıp küçülterek ve bağıllıklarını
değiştirerek daha kolay yönetme ve güçsüzleştirme yolunu seçmiştir.
Örneğin:Konya-Beyşehir arasındaki Kızılören önemli bir geçit bölgesi
olduğu nedeniyle çok uzak olmasına rağmen Akşehir yönetimine bağlanmış
ve kontrol altında tutulmuş.Doğanhisar çevresi de aynı akıbettedir.Şu
andaki köylerimizin 10 kadarı Akşehir ve Ilgın’a bağlıdır.Buna karşılık
Argıthanı Doğanhisar’a bağlı bir nahiye olmuştur.17.yy.da ise işler
tersinedir Argıthan’ın güçlendirilmesi için yapılan çalışmalar içinde
Doğanhisar pazarı dahi nakledilmiştir.Abdülmecit devrinde Kaza yapılıp
Beyşehri’ne bağlanmasına kadar devam etmiştir.Zorunlu iskan döneminde
konar-göçer olarak mevsime uygun yaylakları kullanırken gelip geçtikleri
yerleri ve yerleşikleri talan ettikleri için zorunlu iskana tabi tutulan
Yörük-Türkmen cemaatlerinden Sultandağlarını ve yaylaklarını
kullananların yerleştirildiklerinden başka, uzaklardanda Doğanhisar’ı
isteyenler olmuş ve Istanbul’a (devlete)müracaat etmişler.
Örneğin Halep
yöresinden Hacı Bahaddinli’ye bağlı ŞEYHLÜ oymağından Abdülhalim Bin
Essyyid Hacı Hüseyin;Doğanhisar halkı ile beraber tekalifi örfiye
vererek cemaatı içinden ihraç ve bu kasabada oturması için Doğanhisarı
kadısına 1712 de hüküm gönderilmiş.
Tarsus ve İç El
Sancaklarından Balıkesir ve Manisa yaylalarına çıkan Yörükler antik
yolları kullanmışlar.Kasım 1722 (H.1135) tarihli bir Yörük defterinde
Derici Yörükleri cemaatinin Gülnar’dan kalktığı Saruhan sancağında Çağa
dağında kışladıkları,Akşehir sancağında Ketenlik dağında yayladıkları
açıkça belirtilmiştir.Bir başka boy Kızılışık (Yeniceliler) Yörükleri
Mut Kazasından kalkar Eşme Kazasında(Uşak) kışlar , Emirdağı’nda
yaylaklar, Doğanhisar Davras dağında sakin olurlardı.Yörük ve Türkmenler
Selçuklu ve Osmanlı dönemlarinde VİA SEBASTE (Kral yolu) yi çok az
farklılıklarla kullanmaya devam etmişler.Bu yola Roma devrinde ULU YOL
denmektedir.Bu Ulu Yol Kavşaklarına MİL taşları dikilerek belirtiler
yapılmış ilçemizde Kuz mezarlığı önündeki DİKİLİ taşta denmekte olan bu
taşlardan birisidir.Bu taşlardan biride Akşehir’den,Beyşehir’den ve
Konya’dan gelen yolların kavşak noktası olan Kızılören yakınındaki
YUNUSLAR dadır.Bu taşlardan bir diğeri ise bir kasabamıza ad vermekte
yani DEŞTİĞİN’e, aslında bu ad sadece dikili taştan da gelmiyor aynı
zamanda Deştiğin’in ilk sakinleri Orta-Asya Taşkent’in den gelen
Türk’lerdir.Bu Türk’lerin ilk koydukları ad Taş-Tiğin(Taşkent Yiğitleri)dir.Bu
cemaatler Sultan dağları ile Toroslar arasında bir çok yere ad olarak
geldikleri yerin adını vermişler.Türkiye’de Türk , gelinen yer ve
başlarındaki bey adları ile oluşan yer halkları katkısız Türk
cemaatlarıdır.Zamanla Deştiğin’e Dostiğin, Daştığın, Aştığın gibi isim
yakıştırmaları da yapılmış.Ancak gerçeği Taş Tiğin dir bu sonuca varmak
için halkı ile akraba olan köy ve cemaatlere ulaşmak gerekiyor.Aslında
isim değişikliğine bilerek veya zaman içinde bilmeden uğratılan yerlerin
hepsi için diyebileceğim tek şey isim değiştirmeden çok araştıma
yapılmasıdır.Köylerimizden ayrı ayrı bahsederken bukonuya daha çok
değineceğim.Bu arada bir çok yolun kavşağında olan Koçaş’ta mil taşı hk.bilgi
mahrumum.Ya herhangi bir vesile ile söküldü yada sonraki güzergah
değişimi için götürüldü.Doğanhisar merkez ile yaşıt Kemer’den başlıyarak
edinebildiklerimi aktarmaya başlıyorum.
KEMER:
Köy eski Kemer denen yerde Doğanhisar’ın yazlağı ve av alanı olarak, bol
sulu,temiz havalı,çok sık ve güzel ormanlara sahip bir yer olarak
kurulmuş.Doğanhisar ile arasında bir Manastır yapılmış.O manastır hem
çevresine dini hizmet vermiş ,hem de Kral yoluna giden yolculara hizmet
vermiş..Manastır çevresini imar ve güzelleştirmiş.Gül yetiştirerek
gülyağı imal etmiş.Aynı zamanda eski Kemer’de oturan halkta bu
manastırdan yararlanmış.Her yerde olduğu gibi tesadüf eseri ortaya çıkan
eserler dışında basit eşyalarda bulanlar olmuştur.Daha sonra
Yörük-Türkmen cemaatları yerleşince köy bugünkü yerine Kral yoluna giden
yol üzerine taşınmıştır.Karaman Türkmenlerinden,ve diğer yörelerden
gelen Yörük cemaatlarından ve Derbent’ten göçüp gelen önemli bir bölüm
halktan oluşmakta. Konar-Göçerler her yönde geçerek çokça
kullanmışlar.Çok çalışkan bir halkı var çocuğuna kitap almak için ekmek
parasını dahi verirler.Ege’ye giderek 6 ay bir sene gelmeyip
çalışırlardı.Ilgın-Kadınhanı ilçelerine kadar gidip ekişler
yaparlar.Geçmişte küçük baş hayvan taşırken şimdilerde büyük baş hayvan
taşıyıp Doğanhisar’ın yoğurt ihtiyacını karşılamaktalar.Eskiden Saray
suyu oradan gelirmiş densede sadece saray semtine su gelmekte
imiş.Sarayın başka su kaynağı olduğu kabul edilmekte.Komşu kasabalardan
Ayaslar ve Konakkale ile akrabalık bağları vardır.Şehre göç yoğunlaşmış
Ilgın yada Konya’da yerleşenler artmıştır.
Sayfa 5
>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>